Antioksidan Nedir-Antioksidanlı Besinler

antioksidan

2009, Tüik verilerine göre Türkiye’de hastalık/ölüm sebeplerine bakıldığında (yazımıza böyle başlamak istemezdim ama :) ) yaklaşık 18 bin insan, endokrin (iç salgı bezi), beslenme ve metabolizmayla ilgili hastalıklar kaynaklı olduğunu görüyoruz. Bu kayıtlarda belirtilen diğer hastalık/ölüm sebeplerinin beslenme ile ilgili olmadığı anlamına gelmiyor tabi ki…

Beslenme hayata gözlerini açtığımız ilk saniyelerle başlayıp sonuna kadar süren bir faaliyet. Önceleri beslenme sadece açlık hissinin giderilmesi iken, artık insanlar kaliteli yaşamak için kaliteli ve bilinçli olarak besin tüketiyorlar.

Bilinçli besin tüketimi için, besinleri, bileşenlerini ve de vücudumuzdaki fonksiyonlarını çok iyi bilmemiz gerekmekte öyle değil mi?

19. yüzyılının başlarında bilim insanlarının gıdaların raf ömrü sürelerini arttırmak amaçlı antioksidanları kullanmaya başladılar ve daha sonra anladılar ki aslında besinler yoluyla aldığımız vitamin ve minerallerde vücudumuz içinde antioksidan özellik göstermekteymiş. Antioksidanların alınması yaşam kalitemizi arttırmak, yaşam süresini uzatmak ve yaşlanmayı yavaşlatmak/geciktirmek içindir.

Antioksidan nedir?

Antioksidanın kelime anlamına bakacak olursak oksidasyonu engelleyici, durdurucu diyebiliriz. Oksidasyon nedir? Gıdalar açısından çift hidrojen bağlardan birinin yerine oksijen bağlanması sonucu ortaya çıkan durumdur.

Oksidanlar, tek elektron eksiklikleri nedeniyle başka moleküller ile kolayca elektron alışverişi yapabilirler. Serbest radikaller bir ya da daha çok sayıda eşleşmemiş elektron çifti içeren atom veya moleküller olarak tanımlanır. Oksijenin bir kısmı redüksiyonu, hücrelere zarar veren serbest oksijen radikalleri (SOR)’nin oluşumuna yol açmakta, bu özel durum ise “oksijen peroksidasyonu” olarak adlandırılır.

Serbest radikallerin özellikleri; yüksek reaktif olup, yarılanma süreleri çok kısadır. Yeni radikalleri zincir reaksiyonlarla oluştururlar. Biyomoleküller (protein, lipit ve karbonhidrat), hücre ve dokulara zarar verirler.

Örneğin; gıdalarda bulunan lipitlerin oksidasyonu sonucu açığa çıkan kötü tat ve kokunun olumsuzdur, ayrıca bazı araştırmalar gösteriyor ki oksidasyon sonucu oluşan ara ürünler de sağlık açısından zararlı serbest radikalleri oluşturur.

Eğer vücudumuzda serbest radikallerin oluşmasını istemiyorsak, aşırı alkol tüketimi, sigara kullanımı, elektromanyetik radyasyon, güneş ışınları (UV), stresli bir yaşam, endüstriyel kirlilik, aşırı yağlı gıdaların tüketiminden uzak durmamız gerekiyor. Ayrıca kronik inflamasyonlar, aşırı demir yüklemesi, aşırı fiziksel egzersiz, yaşlanma ve doğum kontrol hapları kullanımı da serbest radikal oluşumuna katkı sağlamaktadır.

Bazı durumlarda zararlı bakteriler için nasıl antibiyotik tüketimi gerekiyorsa, vücudumuzdaki serbest radikalleri önlemek için düzenli olarak antioksidan tüketimini öneriyoruz.

Antioksidan Türleri

dsad

α-tocopherol (vitamin E); yağda çözünen önemli bir antioksidandır. Tüm hücre membranında bulunur. Lipit peroksidasyonuna karşı korur. Vitamin E adipoz dokuda depolanır. Vitamin E membran fosfolipitlerinin peroksidasyonunu ve hücre hasarlarını önler.

Askorbik asit (vitamin C); suda çözünebilen antioksidandır. Turunçgil meyveleri, patates, domates ve yeşil yapraklı sebzelerde bulunur. Elektron donordur. Serbest radikalleri yakalar ve α-tocopherol tekrar oluşumunu teşvik eder.

Çinko ve selenyum mineralleri en iyi bilinen antioksidanlardır.

Karotenoidler; C40 zincir ve konjuge çift bağlar içerir ve güçlü absorbsiyon gösterir.

Glutatiyon (GSH) ve Glutatiyon Peroksidaz (GSHPx); enzimatik reaksiyonlar aracılığıyla ve serbest radikalleri yakalamak amacıyla görev yapan hücresel antioksidanlardır.

Hangi Besin Hangi Antioksidanı İçerir ?

Peki besinlerde hangi oksidanlar var öğrenmek istersek kısaca aşağıdaki listeye göz atabiliriz.

  • C vitamini (askorbik asit); Maydanoz, yeşil biber, ıspanak, asma yaprağı, brokoli ve benzeri yeşil sebzeler, turunçgiller, çilek, kızılcık, kuşburnu, kiraz
  • E vitamini (tokoferol); Bitkisel yağlar, yeşil yapraklı sebzeler, yağlı tohumlar, tahıl taneleri, kuru baklagiller
  • Polifenolik antioksidanlar (resveratrol, flavonoidler); Soğan, pırasa, patates, lahana, brokoli, ıspanak, çilek, elma, vişne, kiraz, erik, siyah üzüm, turunçgiller, yeşil çay
  • Karotenoidler (likopen, karoten lutein); Kayısı, havuç, domates, portakal, ıspanak, brokoli, şeftali, lahana ve benzeri yeşil ve sarı sebze ve meyveler, karaciğer, balık, süt, yumurta
  • Selenyum;  Tahıl ürünleri, baklagiller, et, balık

Sonuç olarak : İYİ Kİ ANTİOKSİDANLAR VAR!

email
The following two tabs change content below.
Yrd. Doç. Dr. Tuğba Kök Taş

Latest posts by Yrd. Doç. Dr. Tuğba Kök Taş (see all)


Etiketler: , , , ,

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>